İzlemeniz Gereken En Popüler 8 Müzikal Önerisi
1-Chica;
Sahnelerde geçen bir yaşamın hayalini kuran Roxy Hart, gecelerini Chica;’nun parlak ışıklarında caz gösterilerini izleyerek geçirmektedir. 1920’li yılların yıldızları arasında yerini alarak sıkıcı kocası Amos’tan kaçacağı hayaliyle geçirmektedir. Baştan çıkarıcı şarkıcı Velma Kelly’ye büyük bir hayranlık duyan Roxie, kendisini gösteri dünyasına adım attıracağına inandıran Fred Casely ile tanışır. Çok geçmeden Fred tarafından kandırıldığını anlar ve onu vurarak öldürür.
Hapisaneye düşen Roxy, orada kendisi gibi hapis olan, hayallerinin yıldızı Velma Kelly ile sonunda tanışır. Savunma için gelen avukat Billy Flynn, Roxie’nin bir katil değil de yanlış yola sapan, masum bir kız olduğunu düşünmelerini sağlar. Magazin basını, hapishane hücresindeki bu yeni kıza çılgınca bir ilgi gösterir, Roxie nihayet yıldız olmuştur. İki kadın arasında basının ilgi odağı olabilmenin yanı sıra, şehrin en iyi avukatı Flynn’ı cezbetme konusunda da kıyasıya bir rekabet vardır. Ancak, unuttukları bir gerçek vardır: Chica;’da kalıcı bir şöhret ve kalıcı ilişkiler mümkün değildir.
2-Grease
1958 yazında Danny Zuko (John Travolta) ve Sandra Olsson (Olivia Newton-John) bir yaz aşkı yaşamıştır. Yaz biterken Sandy Danny'e Avustralya'da okula devam edeceğini söyler ve çift ayrılmak zorunda kalır.
Danny, okuduğu okul olan Rydell Lisesi'deki ilk gününde, deri ceketli serseri çetesi T-Birds'ün başına yeniden geçer. En yakın arkadaşları Kencikie, Doody, Sonny ve Putzie ile yaz tatilinde ne kadar eğlendiğini ve çapkınlığını anlatırken, Avustralya'ya gitmeyen ve tesadüfen aynı okula kaydolmuş olan Sandy ile karşılaşır. Sandy, Betty Rizzo'nun (Channing) başını çektiği Pink Ladies'e katılmıştır.
Danny, Sandy'e deli gibi aşık olsa da tavırlarından vazgeçmeyecektir. Danny, okuldaki popülaritesini yitirmekten korkmaktadır. Sandy ve Danny aşkları sayesinde tekrar bir araya gelirler. Bu arada Betty de Kenickie (Jeff Conaway) ile çıkmaya başlar.
3-Moulin Rouge!
Kırmızı Değirmen (Özgün adı: Moulin Rouge!), Baz Luhrmann tarafından yönetilen, yapılan ve birlikte yazılan 2001 yapımı romantik Jukebox müzikalfilmi. Filmde, ölümcül hastalığa yakalanan Moulin Rouge'un yıldızı, kabare oyuncusu ve fahişe Satine'e aşık olan Christian adında şair/yazar bir İngiliz gencinin hikayesini anlatmaktadır. Paris'in Montmartre Mahallesi'ndeki müzikal setler kullanılmıştır. 74. Akademi Ödülleri'nde, En İyi Film ve Nicole Kidman için En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini de içeren sekiz dalda aday gösterildi ve En İyi Sanat Yönetimi ile En İyi Kostüm Tasarımı olmak üzere iki Oscar aldı. Disney'in Güzel ve Çirkin'in ardından 10 yıl içinde En İyi Film ödülüne aday gösterilen ilk film oldu.
4-Mamma Mia!
Sophie Sheridan annesi Donna ve nişanlısı Sky ile Yunanistan'da Villa Donna Otelini işletirler. Sky ve Sophie'nin düğünleri yaklaşmaktadır. Sophie babasını hiç tanımamıştır. Annesinin günlüğünü bulur ve üç olası babasını annesinden ve nişanlısından gizli düğüne çağırır. Olası babaları ise Amerikalı mimar Sam Carmichael, İngiliz bankacı Harry Bright ve İsveçli gezi yazarı ve denizci Bill Anderson'dır.
5-Hairspray
Film 1962 yılında ABD'nin Baltimore kentinde geçer. En büyük tutkusu dans etmek olan ve en büyük hayali ise her gün hiç kaçırmadan izlediği TV şovundaki dans ekibine girebilmek olan etine dolgun, sempatik ve kıpır kıpır Tracy Turnblad (Nikki Blonsky)'ın hikâyesi anlatılır. Kendisi gibi tombul annesi Edna (John Travolta) ve babası Wilbur (Christopher Walken) ile birlikte yaşayan sevimli Tracy'nin derslerle arası da pek iyi değildir. Bir gün beklediği fırsatı yakalayarak TV'deki şova katılan Tracy'nin bu kez de o yıllarda ABD'de henüz büyük bir sorun olan ırk ayrımcılığına karşı eylemlerde yer aldığı için başı belaya girer.
6-The Phantom of the Opera
O’nun sesi, masum koro kızı Christine Daaé'yi (Emmy Rossum) öksüz kaldığı günden beri evi bildiği opera binasının gölgelerinin arasından çağırmakta ve Christine’in olağanüstü müzikal yeteneğini eğitmekteydi. Bu gizemli Müzik Meleği’nin, opera binasının mahzeninde yaşayan yüzü çirkin ama müzikal dehası da bir o kadar tartışılmaz olan ve tiyatro binasında çalışanları korkutmasıyla tanınan Operadaki Hayalet/Phantom (Gerard Butler) olduğu gerçeğini ise sadece genç balerinlerin eğitmeni Madame Giry (Miranda Richardson) biliyordu.
Tiyatronun kaprisli baş sopranosu La Carlotta’ (Minnie Driver), tam da yeni oyunun giysi provaları esnasında Hayalet olduğu iddia edilen birileri tarafından performansının sabote edilmesine sinirlenip yapımdan çekilir. Tiyatronun yeni yöneticileri Mösyö André (Simon Callow) ve Mösyö Firmin’in (Ciarán Hinds) de, gizemli bir öğretmenden müzik dersleri aldığı söylenen koro kızı Christine Daaé’yi, Carlotta Guidicelli’nin yerine sahneye çıkarmaktan başka çaresi kalmaz.
Christine’in açılış gecesindeki büyüleyici performansı hem seyircileri, hem de kendisini bu yeni öğrencisini operanın yıldızı yapmaya adayan Hayalet’i etkiler. Ama Hayalet, genç sopranodan etkilenen tek erkek değildir, dolayısıyla Christine kendisini birden tiyatronun varlıklı sahibi – ve çocukluk aşkı – Vicompte Raoul de Chagny (Patrick Wilson) ile flört ederken bulur.
Karizmatik hocası Hayalet’ten etkilenmesine rağmen, Christine ister istemez yakışıklı aşığı Raoul’un çekimine kapılırak kendini bir aşk üçgeninin ortasında bulur. Bir tarafta sesi ruhunu okşayan, romantik, onun sesini eğiten ve basit bir koro kızıyken prima donna olmasını sağlayan Hayalet, bir tarafta yakışıklı, genç, zengin ve çocukluk aşkı Raoul… Fakat bu durum Hayalet’in hiç de hoşuna gitmez; tutkuların, şiddetli kıskançlıkların ve tutkulu aşkın kreşendosunu sahneye taşıyarak ezeli âşıkların geri dönüşü olmayan noktayı geçtiğinin habercisi olur.
7-Singin' in the Rain
Singin' in the Rain 1952 yapımı amerikan müzikal komedi filmi. Filmin önemli rollerinde Gene Kelly, Donald O'Connor ve Debbie Reynolds oynamışlardır. Filmin yönetmenliğini ise Gene Kelly ve Stanley Donen birlikte yapmıştır. Kelly aynı zamanda koreografiyi de hazırlamıştır. Film Hollywood'u gamsız bir şekilde tasvir eder, üç oyuncunun üstünden Hollywood'un sessiz film'den sesli filme geçişininin hikayesini anlatır.
Film ilk yayınlandığında iddiasız bir sükse yakaladı. O'Connor'un bu filmdeki rolü için "En İyi Erkek Oyuncu" dalında Altın Küre kazanması ile Comden ve Green'in Writers Guild of America Awards'dan ödül alması bu filmin tek büyük tanınmışlığı oldu. Buna rağmen film çağdaş eleştirmence efsanevi klasiklerin arasına sokuldu. Bugün ise AFI's 100 Years of Musicals listesinde bir numara olması ve en büyük Amerikan filmleri listesinde beşinci sırada olmasıyla gelmiş geçmiş en iyi müzikallerden biri olarak sayılır.
8-Rent
Müziği ve sözleri Jonathan Larson tarafından oluşturulan ve Giacomo Puccini'nin La bohème adlı operasından uyarlanan bir rock müzikali.
9-Cats
Cats, Andrew Lloyd Webber’in, T.S Eliot’un 'Old Possum’s Book Of Practical Cats' adlı kitabından uyarlayarak bestelediği bir müzikaldir. Müzikal, çok bilinen Memory şarkısını da bütün dünyaya tanıtmıştır.
Müzikal ilk kez 1981’de West End’de, ardından 1982’de Broadway’de oynanmıştır. T.S Eliot'ın "Yetenekli Kediler" adlı şiirinden esinlenerek yazılmıştır. İki müzikali de Trevor Nunn yönetmiş, koreografileri ise Gillian Lynne tarafından hazırlanmıştır. Müzikal, başta Laurance Olivier ve Tony Ödülleri- En İyi Müzikal olmak üzere sayısız ödül kazanmıştır. Londra’daki yapım 20 yıl sürmüşken, Broadway yapımı 18 yıl devam etmiştir. İkisi de tarihte en uzun süren oyunlar olarak tarihe geçmiştir. Müzikalin oyuncularından Elaine Paige ve Bettly Buckley müzikalden sonra Cats ile anılmaya başlamış, Marlene Danielle ise Broadway prodüksiyonunda 18 yıl boyunca oynamıştır. (1982’den 2000’e kadar) Cats birçok kez dünya turnesine çıkmış ve yirmiden fazla dile çevrilmiştir. 1998’de televizyona da uyarlanmış, 8 milyon seyirci tarafından izlenmiştir.
10-Cabaret
Kabare 1972 ABD yapımı dramatik müzikal filmdir. Özgün adı Cabaret olan film 16 Mart 1973'te Türkiye'de gösterime girmiştir.
1966 yılında Broadway'de sahnelenen aynı adlı Bob Fosse müzikalinin serbest bir uyarlamasıdır. O müzikal de Christopher Isherwood'un Elveda Berlin (;odbye to Berlin) adlı hikâyesine ve bundan uyarlanan John Van Druten'in "I Am a Camera" (Ben Bir Fotoğraf Makinesiyim) adlı sahne eserine dayanmaktadır. Filmin senaryosunu Jay Presson Allen yazmıştır. Yönetmenliğini yine Bob Fosse 'nin yaptığı filmin önemli rollerinde Liza Minnelli, Michael York, Helmut Griem ve Joel Grey oynamışlardır. Filmin orijinal müzikleri John Kander 'e aittir. Film 1973 yılında tam 8 Oscar ödülü kazanmıştır.
